29 yıldır Rönesans Fuarcılık tarafından düzenlenen Uluslararası CompsX fuarı bu yıl GameX ile bütünleşerek "CompeX GameX Dijital Eğlence ve Oyun Fuarı" adını aldı. 35. Uluslararası CompeX fuarı 2 - 5 Aralık 2010 tarihlerinde Lütfi Kırdar Fuar Merkezi'nde kapılarını teknoloji ziyaretçilerine açtı “Oynatmaya az kaldı!” sloganıyla bu yıl da 10.000’lerce ziyaretçi oyuna doydu. CompeX GameX kapılarını açar açmaz merakla içeri giren ziyaretçiler ilk günden itibaren sınırsız şekilde oyun oynamanın keyfini çıkardılar. Basının ve medya’nın da büyük ilgi gösterdiği fuara Galatasaraylı ve Fenerbahçeli futbolcuların yanı sıra, Türkiye bayanlar ralli şampiyonu ve televizyon dünyasından tanınan renkli simalar da katılım gösterdi. Tabii ki Crytek Community, CryTurkiye.com da oradaydı.
Tayfun Kumaş (TayfunKey) CompeX GameX 2010 günlüğünü yazıyor.
04 Aralık 2010 / Cumartesi, bir yandan ÖSS, okul, staj, yazılarım, röportajlarım, modlarım vs… hepsi bu sene öyle üst üste geldi ki her şeyden çok sıkılmıştım. Aralık ayında olmama rağmen yaz tatili gelmiş gibi bir şeylerde kafa dağıtmaya çok ihyacım vardı. Tabii benim gibi tiplerinde mutlu olacağı tek yer, sahil, plaj, deniz, kum, ateş olmuyor tabii ki. Ya teknoloji yanımda olacak yada bilişim, oyun ile ilgili olan herşey. Onlar olmazsa olmuyor. Sonunda bir mail, bir pankart, bir davet inceledim baktım ki 29 yıldır Rönesans Fuarcılık tarafından düzenlenen Uluslararası ‘’Compex’’ fuarı bu yıl ‘’GameX’’ ile bütünleşerek "Compex GameX Dijital Eğlence ve Oyun Fuarı" adını almış. Yani o kadar sıkıntıya karşı bu iki birleşim ile Türkiye’de mükemmel bir fuar düzenlenecekti… Fuarın başlangıç tarihi 02 Aralık 2010/Perşembe günüydü ama okul ve oraya olan yol mesafesi bakımından da o tarihte oraya gitmem imkansızdı, bende kendimi hafta sonuna ayarlamıştım ama bilmiyordum ki en keyifli günüm, en keyifli hafta sonum bu fuarda olacak diye…
Cumartesi sabahı geldi çattı, ‘’Tayfun, fuara gelecek misin?’’ diyenler bir yandan, ben bir yandan uğraşıp duruyordum. Lisenin ilk gününden beri kankamı (Onur Akbal) da aldım yanıma, Lisede baya haksızlıklar yapılmıştı bize Bilişim bölümünü kazandığımız halde Elektrik – Elektroniğe gitmiştik o Elektrik ben Elektronik. Tüm bunlara rağmen hayallerimizin peşini bırakmadık ve zamanla da ilerliyoruz… Pendik’ten, Şişli’ye kadar uzun bir mesafemiz vardı. Bindik Trene 40 dakika sonra Söğütlü çeşme’den indik sonra ise yolda laflaya laflaya Kadıköy-Beşiktaş vapuruna bindik, yolumuzu Beşiktaş’a çevirdik. Vapur da manzarayı seyretmek güzeldi ama Haydarpaşa’nın çatısını yanmış olarak görmek, beni hem sinir ediyor, hemde üzüyordu. (Tadilata başlanmıştı zaten umarım bir daha böyle durumlar olmaz.) Beşiktaş’a vardık tabii cumartesi günü, dolmuş, IETT, taksi bulmak çok zor biraz yürüdük sonra ise İnönü stadyumunun yakınına vardık. 4-5 dakika sonra Lütfi Kırdar’a (CompeX GameX) vardık. Sonunda Compex GameX 2010’un kapısından adımımızı attık ve davetiyelerimizi göstererek fuara ilk girişimizi yaptık.
CompeX GameX 2010
Girişte, CompeX GameX’in sponsorluğunu yapan Türk Telekom’a bağlı Sobee Studios’un o meşhur oyunlarından ‘’I can Football’’ standı ilk göze çarpan kısımdı. Stand gerçek bir futbol sahası biçiminde tasarlanmıştı. Sahanın önüne dizilen LCD TV ve I can Football yüklü olan PC’ler ile ziyaretçiler ‘’I can Football’ı test ediyordu. Arkadaşları yada gelen ziyaretçiler ile de aralarında maç yapıyorlardı. ‘’I can Football’ standının tam arkadasında küçük bir hisar, kale tarzında donatılmış, İstanbul Kıyamet Vakti standı yer alıyordu. İstanbul Kıyamet Vakti oynayarak tanışan ve yüzyüze görüşemeyen birçok arkadaş bu fuar sayesinde birbirlerini görmüş oldular. Bir yandan da İKV görseli ile süslenmiş, stickerlere oyundaki Nick Name’lerini yazıp o standdaki duvara yapıştırıyorlardı oradan da İKV oyuncuları kimlerin gelip gelmediğini görebiliyorlardı. Stand görevlerinden biri ise N.Özgür Soner (Zwartan)’dı. Yani Sobee’nin Mevlüt Dinç’ten sonraki yetkili kişilerden biri ve proje lideri. Kendisi ile 2008’de internet üzerinden tanışmıştık. Tabii yüzyüze görüşme şansımız olmamıştı. Bu etkinlik ile buluşmuş olduk. Bunun dışında İKV kızlarında orada bulunmaktaydı. Mevlüt Dinç ile fotoğraf çekilenler de yoğunluktaydı. İlerleyen bölümlerde ise Supercan standı diğer ilgi alanlarındandı. Henüz piyasaya çıkmamış olan Supercan’ı test ettik, Mevlüt Dinç ile öncelerden yaptığım röportajda hatırlayacak olursak Supercan, Marvel ile anlaşmalı oyun olup, her yaşa hitap edebilecek ve özellikle çocuklar için eğitici bir oyun olma özelliği taşıyordu. Mevlüt Bey, ilk sürümün ücretsiz olarak piyasaya çıkacağını çok önceden bize bildirmişti. Oyunu incelemeden önce size standan da bilgi vereyim. Oyun ve teknoloji dışında Supercan maskotu da yer alıyordu. Standın biraz ilerisinde de çocuklar için Marvel karakterlerinden oluşan oyuncaklar da vardı. Çocuklar, standaki oyun alanlarında Marvel karakterlerinden oluşan oyuncaklar ile de oynayabiliyorlardı. (Çocuklar için ayrı bir eğlenceydi) Tüm bunların dışında Supercan’ın oyun içi mekanı gibi biraz renkli ve görsel, hoş bir stand’dı. Oyuncular için özel olarak tasarlanan sandalyeler, koltuklar dışında dev ekran’a bağlı PC ile joystick’imizi elimize alıp, 3D gözlüğümüzü takıp koltuğumuza yaslandık. Oyunu test ederken ziyaretçiler dev ekranda oyunu nasıl oynadığımızı gördü. O anlık rekor kıran arkadaşlara ise sürpriz hediyeler vardı. 3D gözlük dedim, ilk Türk yapımı 3D olacak olan Supercan’ı oynamaya başladım. (İlk 3D Türk oyunu Pusu diyeceksiniz ama bu ayrıca 3D gözlükle oynanabilen oyun – Türk işi cevap :D) Oyun ana hikayenin ilerisinde bir mağarada başlıyordu. Supercan, sırtındaki jetpack’i ile mağara boyunca ilerliyordu. Oynanış bakımından HUGO’yu andıran Supercan ile elmasları toplayıp ve hızlı olarak bitişe varmaya çalışıyorduk. Elindeki cetvel ile robotları yok eden çocuk bu sefer kendini baya aşmıştı :) Mağara’da tehlikeli bir biçimde yol alıyordu. Duvarlara, kayalara ve oradaki robotlara çarpmamaya çalışıp, birde elmas toplayıp en yüksek skoru elde etmek göründüğü gibi de hiç kolay değildi. Örnek verecek olursak, Sobee’nin önceki oyunlarından ‘’Citroen C4 Robot’’ta en kısa zamanda 2 turu bitirmek gibi bir şeydi bu. Tabii bitirmek değil, rekor kırmak önemli :) Mağarada ilerlerken yer altına da girip magmalardan, ateş toplarından kaçtık. Sonunda finish yaptık. 3D özelliği bir ayrı güzellik katmıştı Supercan’a. Supercan standında böylelikle ayrıldık. Tam yanda ise Sony’nin standı ve PS3 Move mevcuttu. Ayrıca Sony 3D LCD, LED TV’lerini de tanıyordu. Ziyaretçiler orada kısa filmleri 3D olarak görme şansı elde ediyorlardı. Sony’nin özel olarak kurduğu direksiyon sistemi ile çalışan Gran Turismo 5 ise en çok ilgisi çeken kısımlardan biriydi. Oyunun Türkçe olması da bambaşka bir şeydi. PS3 Move ile birkaç oyun oynamadan da ayrılmadık standdan :) Bulunduğumuz katta ise Media Markt’ın özel alışveriş yeri bulunuyordu. Bu alanda ise Media Markt birçok ürününü fuara özel indirimler ile satıyordu ve kurdukları Xbox 360 Kinect ile ziyaretçiler Kinect’i test ediyorlardı. (Kinect oynayanların arkasına geçip, çaktırmadan elimi kolumu hareket ettirip, sürdükleri araçları kaza yaptırmak paha biçilemez bir durumdu. Bu çok eğlenceliydi :) Kinect’i de gördükten sonra ürünleri inceleye inceleye gezimize devam ettik. İlerde ise sağlam sistemler kuruluydu. Nerden baksan bazı PC’ler, Renault Broadway fiyatından başlıyordu. 4000 TL – 10.000 TL arası sistemlerde NFS Hot Pursuit’i oynadık. Orada CHIP ve LEVEL dergisindeki sevgili dostum Recep Batlaş ile de yüzyüze görüşme şansı bulduk. O sistemlerdeki çözünürlüğü, antialisti vs… arttırmaya çalışıp sistemin kasması için elimizden geleni yapmaya başladık :) O sistemleri etkilemek, kastırmak hiç kolay olmadı :) O PC’ler arasından ‘’Alienware M17x’’ aşık olduğum Laptoplardan biri oldu. Oyuncular için tasarlanmış olan harika bir yapımdı. Ah parasızlık AH! :( Oyun, PC vs.. standı dışında diğer teknolojik ürünlerde giriş katında mevcuttu ama bizim pek ilgimizi çekmedi :) Alt kata indik, alt kat zaten mekanım oldu ve iki günlük fuar günüm orada geçti. CHIP, PC Net ve LEVEL standları alt kattaydı ayrıca ücretsiz olarak bir sürü dergi dağıtıldı. (Beleş hadi dalın! :D) Bunların dışında eski atari salonlarında olan ATARI’ler ve nostaljik oyunlar da bulunmaktaydı. Piksel, piksel o eski günlerin tadına vardık ve zamanda yolculuk yaptık. 3D olarak kurulan PS3 - Call of Duty: Black Ops standında koltuğumuza yaslanıp, 3D gözlüğümüzü taktık ve biraz COD: Black Ops oynadık. Arka stand da ise FIFA 2011 kurulu olan PS3’te, LEVEL dergisinin yazarlarından Fırat Akyıldız ile ziyaretçiler maç yapmaktaydı. ASUS standında ise sağlam sistemler kuruluydu. Turnuva kayıdına yetişemediğim için Call of Duty turnuvalarına katılamadım yedeklerden de bana sıra geldi. Bu durum beni çok üzse de, Point Blank standına geçip oyunu inceledim. Point Blank standında ise Trantula yer alıyordu. En çok ilgiyi Tarantula çekiyordu. (Talantula: Point Blank’taki bayan karakter) Oyunun Türkçe olması dışında o dağıtımcı arkadaşlar Türkçe’yi öğrenmiş ve oyun hakkında oyuncuları aydınlatıyordu. (Bu çan çin çonlular da iyi konuşuyordu Türkçe’yi :D) Fuarda yer alan sahnede Guitar Hero: Warriors of Rock, konser havası yaşattı ve ilgilenen ziyaretçileri canlı performansla coşturdu. Sahnedeki Guitar Hero'nun yanı sıra Aral ve LEVEL'ın fuar alanına serpiştirdiği F1 2010, Gran Turismo 5, Super Street Fighter IV, Assassin's Creed: Brotherhood, FIFA 11, NBA 2K11, WWE SmackDown vs. RAW 2011, Pro Evolution Soccer 2011, Red Dead Redemption: Undead Nightmare ve daha birçok oyunla ziyaretçiler ile buluştu. Yedi yaşımdan beri GTA’cı olduğum için büyük bir Rockstar Games hayranıyım. Bu yüzden de Red Dead Redemption: Undead Nightmare’yi görmek çok hoş oldu. 2003’te, 4.sınıfa giden ve hiç bilgisayarı olmayan bir çocuk olarak bende tüm harçlıklarımı internet cafelerde harcadım. GTA Vice City ve GTA III oynadığım seneler Oğuz Gürsel’in Türkçe yaması ile eğleniyordum. Aradan yedi sene geçti ve Oğuz Gürsel ile bu fuarda buluştuk ve dakikalarca GTA anılarımızı paylaştık. En son çeviri olan GTA 4 KuzeNiko 0.5 hakkında da bol bol konuştuk. Yamanın %100 versiyonu gelir mi? Diye… İşin güzel yanı o da benim GTA ile ilgilenen biri olduğumu biliyordu. O da benim modlarımı incedi bana :) İnternet üzerinden konuşmak, gerçekte konuşmak bambaşka oluyor. Biz fuar anımıza geri dönelim. Slider tipi yarış simülatörü, iki adet Pro tip yarış simülatörü, bir adet Ford Fiesta yarış otomobili, bir adet savaş simülatörü, bir adet uçuş simülatörü ve mermileri hissedebildiğiniz yelek sistemi ile farklı deneyimler yaşama imkanı sundu. WGT hızlı bir şekilde turnuvalarına başladı. Adeks'in tecrübeli ekibi sayesinde başarıyla geçen WGT turnuvası, son gün kısa bir gecikmeyle de olsa ödül töreniyle birlikte son buldu. ASUS alanında mini FIFA 11 turnuvası yapılırken, diğer yandan sahnede Need for Speed: Shift’in WGT şampiyonası start aldı. Dev ekranda gerçekleşen nefes kesici yarış sonunda ASUS'un WGT'ye özel konfigürasyonlu bilgisayarını ve "WGT 2010 Need for Speed: Shift Türkiye Şampiyonu" unvanını kazanmayı başardı. Hemen akabinde LEVEL'ın düzenlediği Super Street Fighter IV turnuvasında birbirinden yetenekli 16 oyuncu sahnede hünerlerini sergiledi. Turnuvaya son anda yedekten katılmaya hak kazanan arkadaş rakiplerini eleyerek Tekken 6 tişörtüne sahip oldu. Tüm bunların dışında yapılan eğlenceli saatler, sahnede oynanan oyunları izlemek, en sağlam oyunları oynayarak oyuna doyduk. Çok harika bir fuardı. Ülkemizde böyle etkinliklerin düzenlemesi gerçekten gurur verici durumdu. CompeX GameX 2011’i sabırsızlık ile bekleyeceğim.
Yazar: Tayfun Kumaş (TayfunKey)
CompeX GameX 2010 Görseller
CompeX GameX 2010 Videolar
TayfunKey Supercan Test (Compex Gamex 2010)
http://www.youtube.com/watch?v=tWF72xrRghA
PS3 Move - Compex Gamex 2010
[video]http://www.youtube.com/watch?v=bjgt0DhQZ9o[/video]
Makale Download:
http://www.4shared.com/file/ruCsaDNj/CompeX_GameX_2010_Geldi_geti__.html
Ne kadar güzel, benim ismim yok :) -Melik
YanıtlaSil