5 Mart 2013 Salı

Röportaj: Crysis’in Prophet’ı Bora Sivri

Crysis & Crysis Warhead’de Bahtiyar Engin, Crysis 2′de Nuri Gökaşan ile devam ettiğim Crysis seslendirme röportajlarını Bora Sivri ile sürdürüyorum…

Bora Sivri, 1965 doğumlu tiyatro, sinema ve bir dizi oyuncusu. Ayrıca seslendirme sanatçısı ve senarist olarak da ülkemizin değerli sanatçıları arasında yer alıyor. Sanat yaşamına önce Ankara’daki amatör tiyatro topluluklarında sahneye çıkarak başlayan Bora Sivri, profesyonel oyuncu olarak da çeşitli oluşumlar içinde yer aldı. İstanbul’a yerleşerek tiyatro dışında da sinema ve dizi filmlerle oyunculuğu sürdüren sanatçı, aynı zamanda seslendirme çalışmaları yapmakta.
Türkiye, kendisini en çok 2009 da giriş yaptığı Kurtlar Vadisi: Pusu dizisinde Zaza Dayı’nın yaveri Cevher rolü ile onu tamamen tanıdı ve benimsedi. Ayrıca, Crysis’te Prophet karakterini ve kült bir film haline gelen Pulp Fiction’da, Samuel L. Jackson’ı Türkçe olarak seslendirmek dışında Mel Gibson, John Travolta ve Denzel Washington gibi birçok ünlü film Hollywood yıldızlarının Türkçe sesidir.
Sünger Bob’da ise Patrick olarak yıllardır karşımıza çıktı. Crysis serisindeki Prophet başta olmak üzere, sayısız birçok sanata el atan Bora Sivri’yi gelin hep beraber tanıyalım…

…ama mükemmel, soğuk, sert mantıklı bir makine haline gelmek için herşeyi feda edersen ve o makine işe yaramazsa o zaman ne olur?

Prophet başarısız olursa geriye ne kalır?

Tayfun Kumaş: Merhaba, sizi tanımak gerçekten mükemmeldi. Röportaj teklifimizi geri çevirmediğin için teşekkür ederim. Seslendirme (Dublaj) kariyerinize nasıl başladınız?

Bora Sivri: Ankara da tiyatro yaptığım dönemde bazı arkadaşlarımız TRT’de ara sıra seslendirme yapıyordu. Usta çırak ilişkisi ile işleyen bir sistemdi. Ben de seslendirmeye dâhil olmak istedim. Seslendirme yönetmenlerinin kişisel sınavları ile birlikte TRT seslendirme ailesine kabul edildim. İyi bir çırak olduğumu söylediler ve 25 senedir bu işe devam ediyorum.

Tayfun Kumaş: Bir film, oyun ya da çizgi film de seslendirme (Dublaj) yapmaya ilk önce nasıl başlanıyor?

Bora Sivri: Orijinal (yabancı) filmin ilk aşaması özenle yapılmış bir Türkçe çeviri ile başlar. İkinci aşama yönetmenin filmi seyrederek filmdeki oyuncuların Türkçe seslendirmesini yapacağı oyuncuları seçmek olur. Daha sonra seslendirmeyi yapacak oyuncuların stüdyoya gelmesi ile kayıt başlar…

Tayfun Kumaş: Sizce seslendirme yapılırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta nedir?
Bora Sivri: Kısaca: Sessizlik ve konsantrasyon.

Tayfun Kumaş: Crysis serisinde, serinin en önemli karakteri, yani 2. ve 3. oyunda yönettiğimiz ana karakter Prophet’ı seslendirdiniz. Biliyorsunuz ki 2007’de ilk defa dünya çapında evrensel bir oyun profesyonel bir şekilde Türkçe Dublaj seçeneği ile geldi. Bir oyun karakterini seslendirmek daha önceden seslendirdiğiniz film ya da çizgi filmlere göre zorluk ve kolaylık seviyesini açıklar mısınız? Bu nasıl bir duygu?
Bora Sivri: Diğer çalışmalara göre zorluk kolaylık gibi bir değerlendirme yapmadım ama ilk defa bir Türkçe oyun seslendirmesinin içinde bulunmaktan keyif aldım.


Tayfun Kumaş:
Türkiye sizi en çok Kurtlar Vadisi: Pusu sayesinde tanıdı ve dizide şiveli konuşmanız, Sünger Bob’daki Patrick ve Crysis serisindeki kahraman edası ile konuşan Prophet’a çok uzaktı. Sesinizi karaktere göre ayarlamak, uyarlamak ve asıl sesinizi belli etmemek ve sesinizi korumak için bir şey yapıyor musunuz? Sizce bunun önemi nedir?
Bora Sivri: Özel bir ses koruma formülüm yok ama buz ve dondurma bana yaramıyor. Orijinal filmlerdeki seslendirmelerde çok özgür değilsiniz. Oynayan oyuncunun oyun ruhuna aykırı çıkışlar yâda inişler yapamazsınız, yaptığımız işte doğru kelime taklit olabilir ama anlaşılabilir bir Türkçe ile iyi bir taklit şart.

Tayfun Kumaş: Crysis 3 de bizi en çok üzen olay Psycho’nun sesinin değişmesiydi. Aslında yeni ses de fena olmamış ama biz bir kere Psycho olarak Bahtiyar Engin’in sesine alıştık. Ayrıca Bahtiyar Engin’in sesi tamamen orijinallik katmıştı karaktere ve bizzat uyumluydu. Seslendirmeyi hazırlayan ajanstan aldığım cevaba göre, yapımcı firma sesin değişmesini istemiş. Uzaktan seslendirme ve tiyatroya ilgi duyan biri olarak, her ne kadar bu durumu doğru olarak görmesem de böyle bir karar alınmış. Sizce bu tür kararların alınmasına etkili durum ne olabilir? Siz böyle bir kararı nasıl buluyorsunuz?
Bora Sivri: Tasarruf hakkı yapımcı ve yönetmende olduğu için, çok da yadırganacak bir durum değil. Çok sık olmamak ile birlikte zaman zaman bu tip durumları yaşıyoruz. Sonuçta bizim yaptığımız iş beğeniye sunuluyor. Beğenen kitlenin örgütlenerek demokrat tepkiler göstermesi işin başlangıcı ve sorduğun sorunun içindeki cevap olabilir.

Tayfun Kumaş: Eskiden herkes stüdyoda beraber kayda girerdi, günümüzde ise dublajcılar tek tek kayda alınıyor. Bu durumun avantajları ya da dezavantajları nelerdir? Siz bu yeniliğe nasıl bakıyorsunuz?
Bora Sivri: Seslendirmede usta-çırak ilişkisinin en güzel dönemleriydi bence. Her şeyden önce daha çok öğreniyor daha çok gülüyorduk. Usta çırak ilişkisinin bittiği yılları yaşıyoruz şimdilerde…

Tayfun Kumaş: Seslendireceğiniz karakteri kayıt öncesinde prova etme imkânınız oluyor mu? Olmuyorsa nasıl hazırlanıyorsunuz? Bir de güzel bir film izlerken, sizin sesiniz çıkıyor ve iş yüzünden bol bol spoiler yediğiniz oluyor mu?
Bora Sivri: Günümüzde filmlere prova yapma imkanı yok, çünkü prova için vakit yok. Her şey ses hızında olup bitiyor. Ben işime ihanet edenler grubuna giriyorum. Mecbur kalmadıkça dublajlı film izlemiyorum. Altyazıdan da sıkılmaya başladım. Yaptığım işin geri dönüşlerini takip etmek bana zaman kaybı gibi geliyor ama çocuklar evde televizyon seyrederken onlar tanıyor sesimi. “–Baba bu gerçekten senin sesin mi? “ diye sorduklarında gözlerindeki o hayranlık ışığı bana çok keyif veriyor. Tabi beğenmedikleri zaman da tepkilerini gösteriyorlar.

Tayfun Kumaş: Kişisel olarak bir kayıtta kendi sesimi duyduğum an kendi sesim gerçekten bana kötü geliyor ve bu durumdan dolayı videoları röportajlardan uzak durmaya çalışıyorum (Zaten kötü sesim). Hani benim yaptığım röportajlarda buna dâhil, benimle yapılanlarda. Hatta konuşma yaptığım konferansların kayıtlarına bile bu yüzden bakmıyorum. Bir ara araştırınca, bu durum herkeste yaşandığının ortak noktasına vardım. Sizler bu işin profesyonellerisiniz ve buna rağmen sizin sesinizde kendinize kötü geldiği oluyor mu?
Bora Sivri: Hayır sesim bana hiç kötü gelmez ama bazen yorgun gelir, sesimin yorgun olduğunu bildiğim günlerde çalışmayı sevmiyorum.

Tayfun Kumaş: Türkiye’de Yavuz Bingöl’ün yanı sıra dünyaca ünlü starlardan Mel Gibson’ın, John Travolta ve Denzel Washington’un Türkçe sesisiniz. Bu durum sizde hayranlık uyandırıyor mu? Yoksa sadece iş mi?
Bora Sivri: Bazı işlerde para işin önüne geçer, bazı işlerde de iş paranın önüne geçer. Özellikle Denzel ve Yavuz’u seslendirirken biraz torpil yapıyorum. :)

Tayfun Kumaş: Türkiye de oyun sektörü gelişmemiş olsa bile Almanya da yaşayan üç Türk kardeşlerin yaptığı Crysis ile 2007 senesinde oyunlarda ilk defa profesyonel Türkçe seslendirme gördük. Zamanla da Crytek Gmbh bu işi devam ettirdi. En son ise Sony bazı Playstation 3 oyunlarını da Türkçe olarak seslendirmekte. Bu konu hakkında düşünceleriniz nelerdir?
Bora Sivri: Türkçe ana dilim olduğu için o yüzden bu dili sonraki kuşaklara aktarmak ve yaşatmak benim de görevim diye düşünüyorum. Türkiye’de Türkçe konuşarak, Türkçe oynayarak para kazanıyorum bu çok keyifli bir duygu. Türkçe oyunların artması bizim açımızdan elbette sevindirici bir durum.
Tayfun Kumaş: Crysis serisinde bol bol küfür vardı. Çoğu kişi bundan hoşlansa da, az bir kitle de bu durumu sevmedi. Bence böyle bir savaş içinde küfür etmemek büyük hata olurdu. Küfür etmek yaşantımız içinde olan bir durum olsa da herhangi bir yapıma yansıması sizce nasıl bir duygudur? Bu işten memnun musunuz? Küfürler hakkında düşüncelerinizi alabilir miyim?
Bora Sivri: Oyunun yaş sınırına göre “savaş oyununun” içindeki küfürler bilindik bir durum. 16 yada 18 yaşına gelmiş bir delikanlının bu küfürleri duymamış olması mümkün değil. Ortada özendirici ve teşvik edici bir durum söz konusu değil. Kabul edilir yada edilmez ama Argo ve Küfür bizim toplumumuzun olmazsa olmazıdır ama bunu, yer durum ve zaman belirler. Savaş buna müsaittir…

Ayrıca küfürü eden ben değilim Prophet :) Yoksa kimse kimseye küfür ediyor diyor para vermiyor buda toplumsal mesajımız olsun…

Tayfun Kumaş: Oyunlara yaptığınız seslendirme Crysis serisi ile ilk mi oldu? Daha önce oyunlara yaptığınızı seslendirmeler varsa bunları bize söyler misiniz?
Bora Sivri: Bildiğim kadarı ile bu iş 2007 de başladı ve yapılan ilk Türkçe seslendirmeydi. Crysis’in dışında oyun seslendirmesi yapmadım.

Tayfun Kumaş: Crysis 3 de seslendirme yapmak ne kadar zamanınızı aldı?
Çünkü üçüncü oyunda diğerlerine kıyasla daha çok konuştunuz.
Bora Sivri: 3-4  saatlik bir çalışma ile benim bölümümün sadece kaba seslendirmesi tamamlandı. Sonraki süreç bir hayli uzun ve yorucu oldu…
Tayfun Kumaş: Gelecek nesil oyunlarda da seslendirme teklifi gelse, tekrar bu işe girişir misiniz? Yani yaptığınız işten memnun musunuz?
Bora Sivri: Yeni oyunlarda yeni karakterler bekliyorum.
Ayrıca Prophet ile ilgili bir ödül beklentim var :)

Tayfun Kumaş: Crysis adlı oyunla ilgili ne düşünüyorsunuz? Oynayıp deneme şansınız oldu mu? İlginiz varsa şu an hangi oyunları oynuyorsunuz?
Bora Sivri: Crysis oyununu oynamadım ama oyun magazininden öğrendiğime göre her yönü ile başarılı bir iş. Ben sadece FIFA oynamaya vakit bulabiliyorum. O da çocuklardan vakit kaldığı kadar…

Tayfun Kumaş: Seslendirme (Dublaj) yapmaya merak saran ve bunu hedef olarak seçen insanlara ne öneriyorsunuz? Röportaj için teşekkür ederim. Son olarak eklemek istediğiniz nokta var mı?
Bora Sivri: Oyuncu olmak ile seyirci kalmak aktif ve pasif durumun ta kendisidir. Bu işe de merak ile başlamak seni uzun bir yolculuğun beklediğini bilmek olmalıdır. Hedef seçenlere önerim ise doğru Türkçe, doğru yer ve doğru ustalar ile çalışmaktır.
Bu röportaj için ben teşekkür ederim. Bol oyunlu günlerde yine oynamak dileği ile…

Benim adım Laurence Barnes. Bana Prophet derlerdi, beni unutma…

Crysis 3 Seslendirme Kadrosu

Prophet: Bora Sivri
Psycho: Sinan Divrik
Claire: Deniz Kurtoğlu
Karl Ernst Rasch: Salahsun Hekimoğlu
Mustafa Oral: CELL 3
Fusun Kokucu: Kadın Eğitimci
Zeki Atlı: CELL 6
Levent Sülün: CELL 5
Altuğ Yücel: CELL 2/Takım Arkadaşı 4
Umut Aksoy: Takım Arkadaşı 2/Overlord 1
Fusun Kokucu: Nax
Murat Prosciler: Takım Arkadaşı 5
Suat Güzey: Takım Arkadaşı 3
Emrah Civelek: Takım Arkadaşı 8
Vildan Türkbaş: Tara Strickland
Hakan Akın: Komutan 1
Sercan Gidişoğlu: Takım Arkadaşı 6
Ali Hekimoğlu: Takım Arkadaşı 7
İlham Erdoğan: CELL 1/Takım Arkadaşı 1/Overlord 2
Ali Ekber Diribaş: Komutan 2
Mert Asutay: CELL 4

Crytek ve Crytek İstanbul hakkında bilgi almak için tıklayınız.
Crysis 3’ü ARAL ve Playstore’dan satın alabilirsiniz.
Technopat’ın Crysis 3 incelemesine buradan ulaşabilirsiniz.
Crysis 3 için Ekran Kartı & Laptop tavsiyesi için burayı tıklayınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder